Hozarak.net || Hozaraklıların Buluşma Noktası

Sevgili Dostlar ,Muhtarımız Mehmet Ali Kazancı ve İhtiyar Heyeti  29 /04/ 2012 Pazar günü Tüm Kıratlı köyü bayanlarını bilgilendirme toplantısı tertiplemiştir.O tarihte Kıratlı köyü ilkokulunda hem bilgilendirme istek şikayet ve dilekler dinlenecek ve köyümüz ile alakalı her şey konuşulacaktır. Bende Muhtarımız Mehmet Ali Kazancıyı bu sosyal sorumluluk projesini düzenlediği için teşekkür ederim.Tüm halkdan ricam bu tip toplantılara katılmaları destek olmaları ve eleştiri vede teşekkürlerini aleni olarak yapmaları köyümüze toplumsal alanda ilerleme sağlıyacaktır.

Sevgili Dostlar,bizler birey olarak köyümüz için neler yapıyoruz,yaşanabilir bir Kıratlı için neler yapabiliriz.Köyümüzü  bir kişinin veya kişilerin düzeltmesini beklemek yerine elimizi taşın altına koymalıyız köyü yönetenlere destek olmalıyız..Yanlarında olduğunu düşünmek yerine bunu tavırlarımızla vede aleni bir biçimde belirtmeliyizki yöneticiler yaptıkları işi iş yapmak için değil şevkle yapsınlar .......

 

Uzun yıllardır Mimarlar Odası Başkanı olan Salih Akyüz seçimi kaybetmiş ve delegasyon Sayim Adanur dönemini başlattı. Dün konuyla ilgili açıklama yapan yeni başkan Sayim Adanur, bunun bir zafer değil görev değişimi olarak algılanmasını istediğini belirterek, "Gerçekten özellikle son üç hafta çok çalıştık ve de yorulduk. Tatlı bir yorgunluktu bu. Delegasyon bize teveccüh gösterdi. Kendilerine teşekkür ediyorum. Biz Trabzon'un tamamını kucaklayan, tüm mimarlarımızla ortak hareket edecek bir anlayışla başkanlık yapacağız. Kimseye kırgın, dargın değiliz. Böyle bir lüksümüz de olamaz. Sonuçta mimarlar kendi yaşamlarından, maddi manevi özveride bulunarak bu şehre bir katkı sağlamanın mücadelesini veriyor. Biz de tüm mimarlarımızı tek çatı altında toplayacak birliktelik sağlayacağız. Üç dönemdir görevde olan Salih Akyüz ve yönetimine odamıza ve Trabzon’a verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz" dedi. 270 delegenin geçerli oyunun 148'ini alan Sayim Adanur, Mimarlar Odası’nın yeni başkanı olurken Salih Akyüz, 125 oyda kalmıştı. Adanur’un listesinde şu isimler yer aldı: M.Reşat Sümerkan, Levent Durmuş, Aydın Demirci, Tuncay Çergel, Ayşe Kabadayı ve Cenap Sancar.

 

 

Acı yanlarıyla tatlı yanlarıyla ömrümüzden bir yılı daha geride bıraktık. Bu satırlar kaleme alınırken bile, yeni yıldan bir ay geride kalmak üzere. Zaman, su misali önüne gelen her şeyi alıp götürüyor, değirmen misali her şeyi öğütüyor. Şimdi de içerisinde bulunduğumuz yeni bir yılı öğütmekle meşgul.

 Öyle ya, zaman neleri öğütmedi ki, önüne katıp neleri sürüklemedi ki; nice insanları, nice kavimleri, nice devletleri öğüttü, yerle bir etti. Şimdi de sıra kim bilir kimlerde ve nelerde. Hiç kimse, yeni bir yılı daha arkada bırakıp bırakamayacağından emin değil. Rahmetli Aşık Veysel’in deyimiyle; gidiyoruz gündüz gece. Ne halde olduğumuzu, ne zaman öleceğimizi bilmeden gidiyoruz. Belki de biz gitmiyoruz, zaman bizi önüne katmış götürüyor.

            Zaman tarifi zor, göreceli bir kavram; kimilerine göre su gibi akıp gidiyor, kimilerine göre ise hiç geçmiyor. Değerini bilen, hayatı dolu yaşayan, boş vakti olmayan biri için, çok kısa. Fakat hayatı anlamsız bulan, çalışmayan, gereksiz şeylerle meşgul olan kişi için, bitmek tükenmek bilmeyen bir kaynak gibi görünür zaman. Hatta bu sebepledir ki; kendilerine ne yapıyorsun diye sorulduğunda; “hiç, zaman öldürüyorum” diye cevap verirler.

Devamını oku...

 

Sevgili dostlar ,hafta sonunu sarıtaş karakaban ve sarıtaşta geçirdik.Yaylalarda fazla kar yok,sürekli esen rüzgar karı bir oraya bir buraya taşıyor.Dereler donmuş su ihtiyacımızı dereden bile karşılamakta zorlandık.Yaylada ilk defa kuzgun gördüm sarıtaş ve arnastal yaylaları 2 adet kargaya 1 tilki vede bir tavşana emanet.Göründüğü kadar ewlerde rüzgardan dolayı zarar yok.Her şey normal.İnsan olmayınca zararda olmuyo malum.Sizlere yaylaların selamını getirmişem.İşleriniz kolay gelsin.

https://picasaweb.google.com/105686581373101187534/01012012SarTasFotolar#

 

Sevgili Dostlar,Kukum agamun E$i Raziye Kazanci allahun rahmetine kavu$mu$tur.Cenazesi 26-12-2011 Pazartesi   günü Kiratli Koyu merkez Camisinde ogle namazina muteakip aile kabristanligina defnedilecektir.Tum din kardde$lrimize duyurulur

 

                                   HACI ÖMER YILMAZ

 

            Kıratlı Köyümüzün sitesinde gezerken rahmetli Hacı Ömer’in resimlerine rastladım. Dilimin ucuna getirip de bir türlü söyleme ortamı bulamadığım duygular depreşti birden. O resimleri görüp de iki çift laf etmeden geçmek olmazdı. Önce o resimleri temin edip, siteye yerleştirerek paylaşıma açanlara teşekkür ederim.

            Gülümsemenin en güzel tarifidir rahmetli Hacı Ömer. En kızgın anında bile ince bir çizgide belli olurdu tebessümü, gülücük hiç eksik olmazdı yüzünden. İçinin temizliği diline ve yüzüne vururdu. Sohbeti ve şakacı kişiliğinin yanında ciddi esnaflığı da apayrı bir özelliğiydi Hacı Ömer’in. Veresiye verirken bile gülücüğü eksik etmezdi yüzünden. Bir yıl sonraki fındık ayında tahsil edeceğini bile bile sermayesini kıskanmaz, müşterisiyle paylaşmasını becerirdi.

Ahhhh ahh! Nerede bu örnek insanlar…

Neden özlettirirler kendilerini?

Bilmezler mi ki yerleri de boş kaldı, gülücükleri de kendileriyle beraber terk etti bizleri…                                                             

            Sonraki nesiller başka uğraşlara düştü, teknolojiye gömüldüler. Gülücük saçanlar azalınca unutuldu içten gülümsemeler. Artık yeni nesiller resim çektirmek için 333 diyorlar. İçten gelmediği için “yapay gülümseme” ithal ediyorlar. İşte giden güzelliklerin yeri asla dolmadığı için daha da çok özleniyor Hacı Ömer gibi rahmetli büyüklerimiz.

            Yıllarca esnaflık yaptı taş boğazında bir sürede Çepnilide. Yahu insanın bir gün olsun morali bozuk olmaz mı? Bin türlü sıkıntıların arasında derdini, kederini belli etmez, hep güleç yüzünü gösterirdi insanlara.

Çünkü o Hacı Ömer’di...

            O dönemleri hatırlayanlar bilir; Rahmetli Feket İbrahim dayım, Kelik Şakir ağam, Hüsnü dayım ve Pala Mehmet amcam ile Hacı Ömer’in bir arada sohbet ettikleri ortamlarda gülmekten kırılırdık. Birbirleriyle yaptıkları şakaları, birbirlerini kızdırmaları ve hemen ardından “la ğisim gel bakayım” diyerek gönül almasını bilen ender insanlardı o rahmetliler. Keşap Şayin ağam arasıra  gaval ile Haci Ömer‘in dükkanında yanuk yanuk gaval çalarken, efkarlanıp “la ğisim ver havu tabakayıda bi zigar sarayım” diyen ve gençliklerine iç geçiren sesleri hala kulaklarımda. Peşgonun etrafını saran müşteriler, gülmek için hep rahmetlilerin şakalaşmalarına ve söz düellolarını hazır beklerlerdi. Ama sonunda herkes memnun ayrılırdı.

            Böylesine güleç yüzlü insanların yerlerinin boş kalması özlemimizi artırıyor. İçimden “la ğisiiiiim, özleduk sizi yav” diye haykırmak geliyor. Özledik vallahi...

            Allah hepsini nur içinde yatırsın.                     

METİN YAZARI:RAHMETLİ HÜSEYİN YILMAZ KENDİ TABİRİYLE RİZANUN İSİYİN

 

 

Sevgili dostlar 30-31-01 Aralık C.tesi,günü Sarıtaş yaylasına kamp atılacaktır.Kampa katılmak isteyen Dostların aşağıda isimleri yazılan arkadaşlara isimlerini yazdırmaları gerekmektedir .Kamp 3 günlük olup pazartesinide kapsamaktadır.2 gece 2500 mt üzerinde kamp atılacak ve karakaban tepesi zirvesi denenecektir .Oldukça fırtınalı bir dağ olduğundan kış giyimine özen gösterilmesi Hedik, Baton ,kask  ve gro-tex destekli ayakkabı bulundurulması gereklidir.1, gün 4-5 saatlik bir hedikli yürüyüşten sonra Sarıtaş yaylasına varıp dağ evine yerleşme veya isteyen çadır kurabilir .2, gün karakaban tepesi ve dönüş kovlagoz mincanoz üzerinden sarıtaş yaylası olacaktır. 3 günlük yiyecek alınmalı varsa ilaç vs …

Bilgi İçin:İmdat YILMAZ

0 532 202 47 50

 

 

 

Sevgili dostlar ,Sadettin YAVUZ kardeşimiz hayırlısı ile hac vazifesini yerine getirdi ve geldi. Allah hacılığını kabul etsin Ve allah herkese nasip etsin ama bir şeye değinmeden geçemeyeceğim.Hacca gitmeden hacı olmak lazım Hacı Sadettin haca gitmeden hacı olmuş bir kardeşimiz allah herkese bu şekilde hacılık nasip etsin .

 

 

 

 

Devamını oku...

 

 

Yaylaya göçmüştü yayla zamanı

              Gülizar döndü de, Döndü dönmedi.

Demek ki unutmuş ahde âmânı.

Yaylacılar geri döndü, dönmedi.

Devamını oku...